kelimeleri, bir demircinin örsünde dövülen demir gibi döven ve çelikleştiren
güzel adamlar gidiyorlar birer birer
Âşiyan
Bir önceki sayısında Âşiyan, Bülent Sönmez'in "dava
adamı ve sanatçı" başlıklı yazısı ile Akif İnan'ın ölüm haberini duyurdu
okuyucularına. Kaçınılmaz bir son olsa da ölüm, her gelişinde yine de
şaşırtıcı oluyor. Maalesef bu sayımızda da, yarınlara mısralar armağan eden
dinamiklerimizden Hasan Ali Kasır'ın vefatının üzerimizde bıraktığı teessürü
sizlerle paylaşmak zorunda kaldık.
Bizim dinamiklerimizin en ayrıcalıklı yanları duyarlılıklarıdır.
Akif İnan "büyük rüyalarla geçmişse ömür / yanmam ölümün her
çeşidine" diye yazmıştı.
Ölüm kaçınılmaz bir gerçek.
Hayatlarının en verimli anlarında göçüp giden sanatçılarımızın hepsi de büyük
rüyalarla geçirdiler ömürlerini. Yaşamlarını büyük rüyalarla geçirenler
gidişlerine yanmasalar da, sorumluluklarını kuşanan dinamiklerimizin hazan mevsiminde
rüzgarın ardına takılıp giden yapraklar gibi çekip gitmesi, yine de
hüzünlendiriyor bizleri.
Üzüntümüzün nedeni, mutlak karşılaşacağımız ölümün ustalarımızı alıp
gitmesi değil. Bu gidişin erken olması da değil.
Yaşadığımız koşullarda baskın yanları duyarlılıkları olan arkadaşlara /
sanatçılara her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Onlar değerlerimizin yitip
gittiği günümüzde, ihtiyaç listesinin her zaman vazgeçilmezi olan ve hep ilk
sıralarda yer alan ekmek gibiydiler.
Halis Altındağ, İlhami Çiçek, Cahit Zarifoğlu, Nedim Ali pek genç ayrıldılar
aramızdan. Necip Fazıl, M. Akif İnan, adını burada zikretmediğimiz onca seçkin
insan ve şimdi de Hasan Ali Kasır...
Halis Altındağ ile İlhami Çiçek genç yaşlarına rağmen birer şiir kitabı
bırakarak gittiler. (Sara / Halis Altındağ - Satranç dersleri / İlhami Çiçek) Nedim
Ali bereketli bir ömrü olan İkindi Yazıları'nı çıkarttı yıllarca. İkindi
Yazıları tam 131 sayı yayınlandı. Hem de Kahramanmaraş'ın Andırın İlçesinde.
Cahit Zarifoğlu çocuklara yönelik masal gibi kitaplar hazırladı. Bu zarif insanın
sorumluluk bilinci ile eğildiği bu alan, şimdilerde bir çokları için iyi bir pazar
durumunda. Nereden nereye diyor insan Cahit Zarifoğlu'nun çabalarını hatırladıkça.
Ve Hasan Ali Kasır...
Delal, Yorgun İkindiler, Gündönümünde Yaşamak, Seyrani, Kültür Bilinci, Edebiyat
Dersleri, Erzurum Şiirleri Antolojisi, Şiir Defteri, Mevla Şiirleri, Gurbet Şiirleri,
Peygamber Şiirleri, Esrar Dede Divanı, Hüzün Şiirleri, Ölüm Şiirleri ve Erzurum
Şairleri isimlerini taşıyan 15 kitaba imza attı. Şiir gibi bir hayat sürdü ve
gitti.
"Herkesin annesi güzeldir; benim annem sanki herkesinkinden daha güzeldi. Kendisini
telli - duvaklı gelin olarak görmüş olamam elbette; ancak benim için hafifçe
açılan kefenden gördüğüm "ölü - yüzü" hiç de soğuk gelmedi bana;
telli - duvaklı güzel bir gelin yüzüydü o..."
Dünyada ve ülkemizde inançlarımıza ve Müslümanlara karşı yürütülen amansız
saldırılar karşısında hem yazılarıyla hem de yorumlarıyla Müslüman dünyanın /
kamuoyunun vicdanı olmaya çalışan Gazeteci - Yazar Fehmi Koru'nun annesi de aramızdan
ayrıldı. Yukarıdaki dokunaklı satırlar Fehmi Koru'ya ait. Çocukları için tüm
güzel işaretleri yaşamında kolye gibi taşıyan bir annenin - yaşı ne olursa olsun -
bir Eylül sabahında göçüp gitmesi, yıllarca siyah bir hüzün bırakır geride kalan
evlatlarının yüreğinde.
***
Halis Altındağ'ı bir trafik kazasında kaybettik. İlhami Çiçek'in vedası da
hüzünlüydü. Cahit Zarifoğlu ve Sevgili Ramazan Dikmen çok genç yaşlarında
ayrıldılar aramızdan. Nedim Ali de bir Eylül günü elveda demişti. 1976' da ıssız
bir Ankara gecesinde Halis Altındağ'ı aramızdan alan trafik canavarı, bu kez de Hasan
Ali Kasır'ı alıp gitti.
Bu güzel insanları saygı ile anıyoruz. Nur içinde yatsınlar.
Allah rahmet eylesin.
|
|